reklam
Kişisel GelişimTasarruf

5 Farklı Ülkeden Hayatınızı Güzel Etkileyecek 5 minimalist yaşam felsefesi

Tasarruf etmek denince aklımıza sadece bütçemiz geliyor. Aslında hayatımızın birçok alanında, zamanımızı, enerjimizi, eşyalarımızı, aklımızı ve bedenimizi tasarruflu kullanmak daha mutlu ve rahat bir yaşama giden yolda bir adım. Bu yüzden dünyada da mutlu yaşam fikri, minimalist yaşam felsefesi ile bağdaştırılmaya başladı. Bu anlamda dünyanın birçok ülkesinde minimalist yaşam felsefelerine bir göz attım ve kendi hayatımıza da kolayca uygulayabileceğimiz bazı fikirler edindim.

İlginizi çekebilir: Tasarruf yapmaya bugünden başlamak isteyenlere 5 ipucu

1-HYGGE: Danimarka Tarzı Minimalist Yaşam Felsefesi

minimalist yaşam felsefesi-hygge

Hygge Danimarka dilinde “rahatlık” anlamına geliyor. Bu rahatlık da daha çok hayattaki küçük şeylerle de mutlu olarak, her andan keyif almaya odaklanmamızdan kaynaklanıyor. Hygge yaklaşımı ilk bakışta bir dekorasyon fikri gibi görünse de aslında içinde hayatı daha sakin ve materyalizmden uzakta yaşamanızı sağlayacak fikirler mevcut. Mesela AVM gezmek yerine bir parkta ya da deniz kenarında sakin bir yürüyüşe çıkmak, dışarda eğlenmek yerine evinizde kendinize ait alanlar oluşturup keyifli vakit geçirmek gibi önerileri siz de hayatınızda uygulayabilirsiniz. Fazla eşyalarınızdan kurtulun, eşyalarınızı ve duygularınızı paylaşarak kullanın, satın aldıklarınızla değil yaşadığınız mutlu anlarla mutlu olun, küçük anlardan büyük mutluluklar çıkarın, doğal ve sağlıklı beslenin… İşte minimalist yaşam felsefesi olarak hygge yaklaşımını hayatınızda uygulamaya başladınız.

reklam



2-Lagom-Ne Eksik Ne Fazla

minimalist yaşam felsefesi-lagom

İsveç dünyanın en mutlu ülkelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda minimalist yaşam felsfesi Lagom’un payı oldukça büyük. Lagom’un anlamı “ne eksik, ne fazla tam kararında” olarak çevrilebilir. “Azı karar, çoğu zarar” diyen bizler için gayet uygun bir yaşam felsefesi. Hayatı dengeli yaşamayı öneren bu yaklaşım İsveç’in mimarisinden beslenmesine, iş hayatından ev düzenine kadar birçok alanı etkilemiş. Lagom felsefesi uzun değil, verimli çalışmayı, evinizi sadece gerekli ve kullanışlı eşyalarla donatmayı, ölçülü yemeyiü sosyal medyada bile sadece ilgi duyduğunuz konu ve kişileri takip etmeyi öneriyor. Hadi bakalım denemeye başlayın:)

3-Ikigai

minimalist yaşam felsefesi-ikigai

Ikigai aslında hayattaki amacınızı bulmaya yönelik bir metod. F. Miralles’in kitabıyla tüm dünyada popüler olan kavram, hayattaki değerleriniz, yapmayı sevdiğiniz şeyler ve becerebildiğiniz şeyleri sıralamanızı tavsiye ediyor. Bu üçünün kesişimi ise sizin IKIGAI’nizi oluşturuyor. Bu metodu hayatınıza uygulayarak sizi duraklatacak, oyalayacak birçok şeyden kendinizi arındırıp bu hedefe yoğunlaşabilirsiniz.

Son zamanlarda konuyla ilgili popüler bir kitap da var. Burada inceleyebilirsiniz.



reklam

4-Ubuntu-Afrika’dan Paylaşmayı Öğütleyen Minimalist Yaşam Felsefesi

minimalist yaşam felsefesi-ubuntu

Ubuntu, Afrikalıların benimsediği bir yaşam tarzı. Özünde paylaşmayı, bir bütünün parçası olduğunu bilerek davranmayı öğütlüyor. Elimizdeki kaynakların kendimize yetecek kadarını alıp, etrafımızdaki insanlarla paylaşmayı öneriyor.

Ubuntu’yu çok iyi özetleyen bir hikaye var:
Bir araştırmacı Afrika’da çalışırken bir köyü ziyaret eder. Köydeki çocuklar arasında bir yarış düzenler. Önlerindeki ağaca kadar koşup, ağaca ilk dokunana çantasındaki meyveleri vereceğini söyler. Çocuklar da yarışmak yerine el ele gidip aynı anda ağaca dokunurlar ve tüm meyveleri birlikte paylaşırlar.

Bu felsefe aslında “bir hırka, bir lokma” anlayışımıza da uyuyor. İhtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra hala hırsla daha fazlası için uğraştığımız bu çağda, oldukça faydalı bir yaklaşım.

5-Wu Wei-Yaşam Felsefesi Olarak Aşırılıktan Kaçmak

minimalist yaşam felsefesi-wu wei

Wu Wei’yi birçok kaynak “hareketsizlik” olarak tanımlıyor. Biz ise “aşırılıktan uzak durmak” olarak özetleyebiliriz. Hayattaki mutsuzluğumuzun sebebini eksikliklerimiz değil, aşırı beklentilerimiz ve onları karşılayamamamız olarak görüyor.

Daha büyük bir ev, daha fazla para, devasa gardropları, daha fazla insan tarafından takdir edilmek, ulaşılması güç hedefler, en donanımlı ve havalı otomobiller, süper elektronik cihazlar… Bunlarda aşırıya kaçtıkça beklentilerimizi karşılamakta zorlanıyoruz. Haliyle kendimizi kronik bir mutsuzluğun içine itiyoruz. Wu Wei bu noktada bazı şeyleri “akışına bırakmayı” ve elimizde sahip olduklarımızın değerini bilmeyi öğütlüyor.

Reklam

Minimalist yaşam felsefesi üzerine yazımızı beğendiyseniz aşağıdaki butonlardan sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın:)

reklam
Devamını Göster
reklam
Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: